Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde; sağlık çalışanlarımızın yaşadığı tükenmişliğe, personel eksikliğine, barınma krizine ve kreş ihtiyacına dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz basın açıklamamız, basında ve kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı.
Aylık 100 saati bulan fazla mesailere, nöbetlerde atılan 30 bin adımlara ve hayat pahalılığı kıskacında verilen yaşam mücadelesine karşı yükselttiğimiz sesimiz, her kesimden güçlü bir destek gördü.
Sağlık Bakanlığına ve yetkili mercilere yaptığımız acil çağrının haber bültenlerinde ve manşetlerde bu denli geniş yer bulması, taleplerimizin ne kadar haklı ve acil olduğunun en büyük göstergesidir.
Bu süreçte sesimize ses katan değerli basın mensuplarına, meydanda omuz omuza durduğumuz fedakâr sağlık emekçisi arkadaşlarıma ve desteklerini esirgemeyen kıymetli Muğla halkına yürekten teşekkür ediyoruz.
Yenigün Gazetesi: https://www.muglayenigun.com/turk-saglik-sen-mugla-sabir-tasi-catladi-ok-yaydan-cikti/
Muğla Gazetesi: https://www.muglagazetesi.com.tr/mugla-haberleri/turk-saglik-sen-mugladan-saglik-sistemine-kritik-uyari-muglanin-saglik-216560h
Muğla Postası: https://www.muglapostasi.com.tr/saglik-calisanlari-tukenme-noktasinda
Mabolla Medya: https://mabollamedya.com/turk-saglik-sen-mugladan-bakanliga-acil-cagri/
Basın Açıklamamızın Tamamı:
Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Vatandaşlarımız ve Omuz Omuza Mücadele Ettiğimiz Fedakâr Sağlık Çalışanları,
Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi olarak bugün burada; ilimizin tek üçüncü basamak sağlık kuruluşu olan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi başta olmak üzere, Muğla’nın dört bir yanına yayılan sağlık sistemimizin temel sorunlarını, tıkanan damarlarını ve artık sürdürülemez hale gelen meseleleri konuşmak üzere toplanmış bulunuyoruz.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Beni Türk hekimlerine emanet ediniz" diyerek onurlandırdığı, Cumhuriyetimizin en temel direklerinden biri olan sağlık sistemimiz ve bu sistemin isimsiz kahramanları, maalesef bugün Muğla özelinde kaderine terk edilmiş durumdadır. Bilmenizi isteriz ki; bugün burada dile getireceklerimiz yalnızca bir sendikal hak arayışı değil, aynı zamanda bu şehirde yaşayan her bir bireyin sağlık hakkını da ilgilendiren bir durumdur.
Bu vahim durum, sadece biz sağlık emekçilerinin yaşadığı tükenmişlikle sınırlı kalmamaktadır. Hastanelerimizdeki bu eksiklikler zinciri, doğrudan doğruya vatandaşlarımızın sağlık hizmetine nitelikli, hızlı ve adil bir şekilde erişim hakkını da sıkıntıya sokmaktadır.
Coğrafi olarak birbirinden uzak, dağınık ve geniş bir alana yayılan ilçelerimizdeki branş hekimi ve tıbbi cihaz yetersizliği, hastalarımızı en ufak bir müdahalede dahi sürekli merkeze sevk edilmeye zorlamaktadır.
Datça'dan, Seydikemer'den, Bodrum'dan yola çıkan bir hastanın merkeze ulaşma çabası, zamanla yarışılan anlarda telafisi imkânsız kayıplara davetiye çıkarmaktadır.
Bu sevk sarmalı, hem 112 Acil Sağlık sistemimizi hem de merkezdeki ana hastanemizi tam anlamıyla kilitlenme noktasına getirmiştir.
Değerli Basın Mensupları;
Sağlık Çalışanları Yetersiz Kadro Nedeniyle Tükenme Noktasındadır
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, il genelindeki bu devasa sağlık yükünün büyük bir kısmını tek başına sırtlamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu ağır yük, çağın gereksinimlerinden uzak, ciddi ve kronik bir personel eksikliği ile birleştiğinde; sahada ter döken çalışanlarımızda fiziki ve mental tükenmişlik kaçınılmaz bir son olmaktadır. Sadece personel eksikliği değil; hastanelerimizin fiziki yetersizlikleri ve sosyal olanakların kısıtlılığı da bu kara tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.
Sendikamız öncülüğünde büyük bir titizlikle hazırlayarak sağlık bakanlığı yetkililerimize ve şehrimizde tüm mülki amirlerimize sunduğumuz detaylı Muğla Sağlık Çalışanları Raporu'nun sayfalarında yer alan istatistikler ve kurum içinde yaptığımız anket sonuçları, aslında kanayan yaramızın ta kendisidir. Bu verilere baktığımızda; devasa boyutlara ulaşan personel eksikliği, nöbet usulü çalışan annelerimiz ve babalarımız için hayati bir ihtiyaç olan 24 saat kesintisiz hizmet verecek kreş ihtiyacı, nefes alınabilecek sosyal alan yetersizliği ve kurumun zorlu fiziki yapısı çalışanların en temel sorunlarının başında gelmektedir. Bu haklı taleplere artık bir an önce somut, kalıcı ve gerçekçi adımlarla karşılık verilmelidir.
Personel ve Yatak Yetersizliği Hasta Güvenliğini Doğrudan Tehdit Etmektedir
Muğla'da nöbette, bir hemşire veya ebe arkadaşımıza düşen hasta ortalaması maalesef 15-16'yı bulmaktadır. Bu basit bir matematiksel veri değildir. Bu rakamların ardındaki acı gerçek, sağlık çalışanlarımızın üzerindeki, ezici iş yüküdür. Hastalarımızın hak ettiği o şefkatli ve kesintisiz bakımı sunabilmek için insanüstü bir çaba harcayan arkadaşlarımız, bedenen ve ruhen çökmektedir.
Maalesef ilimiz, eşdeğer nüfusa ve potansiyele sahip diğer illere kıyasla kişi başına düşen yatak sayısında ve nitelikli yatak oranında çok geride kalmaktadır. Yerel imkânlarla, pansuman tedbirlerle çözüm bulunamayan bu temel sorunlar için, Sağlık Bakanlığımızın artık elini taşın altına tam anlamıyla koymasının vakti gelmiş, hatta çoktan geçmiştir.
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde veya Bodrum’da görev yapan herhangi bir sağlık çalışanının aylık çalışma cetveline şöyle bir bakılırsa, durumun vahameti tokat gibi yüzümüze çarpacaktır. Bugün bu kurumda görevli bir sağlık çalışanı, aylık ortalama 100 saat fazla mesai ile çalışmak zorundadır. Bu 100 saat; eşinden, çocuğundan, ailesinden ve kendi sağlığından çalınan bir zamandır. Bir sağlık emekçisi, en sıradan nöbetinde koşturmacadan ortalama 30.000 adım atmaktadır.
Muğla’nın üçüncü basamak tek hastanesinde, yerel idari yöneticilerimiz tarafından vatandaş mağdur olmasın diye kurumdaki her boş metrekareye yeni yataklar eklenerek vatandaşa hizmet sunulmaya çalışılıyor. Fiziksel kapasite zorlanarak artırılırken; ne yazık ki tayinler ve istifalar nedeniyle personel sayısı her geçen gün azalıyor, yerine yenileri gelmiyor. Bu çarpık durum, halihazırda dişini tırnağına takarak, fedakârca çalışan mevcut personelin omuzlarına daha fazla yük olarak binmektedir. Sabır taşı çatlamış, ok yaydan çıkmıştır.
Hayat Pahalılığı Kıskacında Sağlık Hizmetleri Sunumu Giderek Güçleşmektedir
Yaz ayları geldiğinde nüfusu 5 milyona dayanan, dünyanın dört bir yanından turist ağırlayan Muğla'da, sağlık altyapısı kışın yerleşik nüfusun ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlanırken; turizm kaynaklı bu devasa patlama, kapasiteyi fersah fersah aşmakta ve kaçınılmaz olarak hizmet kalitesini düşürmektedir.
Buna ek olarak; bölgedeki fahiş kira artışları, akıl almaz gayrimenkul fiyatları ve genel hayat pahalılığı, sağlık emekçileri başta olmak üzere tüm kamu personeli için devasa bir barınma krizine dönüşmüştür. Muğla, ne acıdır ki, sağlık çalışanları için hayali kurulan "tercih edilen" bir il olmaktan çıkmış, yaşam mücadelesinde yenik düşülen ve "kaçılan" bir il haline gelmiştir.
Bu tehlikeli gidişatın önüne geçilmesi için, başta lojman imkânları olmak üzere, bölgeye özel teşvikler, özel tazminatlar ve güçlü sosyal destek mekanizmaları ivedilikle hayata geçirilmelidir. Büyük bir geçim girdabında sürüklenen, ay sonunu getiremeyen meslektaşlarımız; aileleriyle, çocuklarıyla birlikte iki aile ortak kiralık ev tutmak gibi içler acısı yöntemlere başvurmak zorunda kalmaktadır.
Sadece barınma değil, çocuklarımızın geleceği de risk altındadır. Bugün birçok ilçede kreş fiyatları yıllık peşin 300.000 ila 600.000 TL gibi astronomik rakamlar arasında değişmektedir. Bir kamu çalışanı, aldığı maaşla en temel gıda ve barınma giderlerine dahi güç yetiremiyorken, bu vahşi hayat pahalılığında nasıl hayatta kalacak, mesleğine nasıl odaklanacak ve hastasına nasıl şifa dağıtacak?
Değerli Vatandaşlarımız ve Kıymetli Basın Mensuplarımız;
Bugün, bu açıklamadan sonra lütfen çıkın; bu hastanenin radyoloji birimlerini, gün yüzü görmeyen o yoğun ameliyathanelerini, diyaliz ünitelerini, acil servisini veya herhangi bir yataklı servisini şöyle bir gezin. Kendi gözlerinizle, çalışanların ne şartlarda ne kadar kısıtlı imkânlarla görev yaptıklarını görün. Duvarlardaki çalışma listelerine, nöbet çizelgelerine bir de siz bakın. Bu zor şartlarda, tükenmişliklerine rağmen sizlere nasıl şifa dağıtmaya, nasıl can olmaya çalıştıklarını bir de onlardan dinleyin.
Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi olarak; sizlerin huzurunda Sağlık Bakanlığına ve tüm yetkili mercilere şu acil çağrıları yapıyoruz:
Muğla’da sağlık çalışanları olarak, yereldeki idari yönetimlerimizin çabalarıyla ve kısıtlı imkânlarıyla aşılamayacak kadar ağır bir yükle karşı karşıyayız. Bu nedenle;
1. Personel istihdamı acilen artırılmalıdır. İlçelerimizdeki hekim ve donanım eksiklikleri nedeniyle yaşanan hasta sevkiyatı durdurulmalıdır. Sağlık çalışanlarımızın fedakâr çabaları artık tek başına yeterli gelmemektedir. Nitelikli hizmet için; hemşire, ebe, eczacı, radyoloji teknikeri, tıbbi sekreter, paramedik ve diyaliz teknikeri eksiklikleri derhal tamamlanmalıdır.
2. Mali ve sosyal iyileştirmeler lafta kalmamalıdır. Barınma krizine karşılık; başta Bodrum, Marmaris ve Menteşe olmak üzere sağlık çalışanlarına yönelik özel sosyal konut projeleri ve lojman tahsisleri derhal sağlanmalıdır. Seydikemer ve Marmaris Devlet Hastanelerinde planlanan kreşler kapılarını açmalı; Muğla Eğitim Araştırma ve Bodrum Devlet Hastanesi'nde mutlaka 24 saat hizmet verecek kreş planlaması derhal hazırlanmalıdır.
3. Hastanelerimizin fiziki altyapı sorunları kökten çözülmeli, yıpranmış binalarımız yenilenmeli, personel için insani dinlenme alanları oluşturulmalı ve yatırım programındaki sağlık kurumları bir an önce tamamlanmalıdır.
4. Çalışanların emeğine ve onuruna saygı gösterilmeli, kurum içi iş barışı, personelin aidiyeti ve motivasyonu titizlikle korunmalıdır. Kısa süreli hastalık raporu alan sağlık çalışanları mobbinge maruz bırakılmamalıdır. Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan; kanser tedavisi gören veya beyin kanaması geçiren sağlık çalışanları, uzun süreli sağlık raporları gerekçe gösterilerek cezalandırılmamalıdır. Ağır hastalık geçiren sağlık çalışanları, tedavi sürecindeyken iş güvencesini kaybetme riskiyle karşı karşıya bırakılamaz.
5. Turizm kaynaklı dönemsel krizlere artık kalıcı çözümler üretilmeli, Beşe katlanan yaz nüfusuna karşı geçici görevlendirmelerle değil, kalıcı ve yapısal tedbirlerle sağlık altyapısı güçlendirilmelidir.
Unutulmasın ki; evinde huzuru olmayan, kirasını ödeyemeyen, çocuğunu güvenle bırakacak bir yer bulamayan, bedenen ve ruhen tükenmiş bir sağlık çalışanının mutlu olması beklenemez.
Başta Sağlık Bakanlığımız olmak üzere tüm karar alıcıları; Muğla'nın sağlık geleceği uçuruma sürüklenmeden önce, derhal harekete geçmeye davet ediyoruz. Sesimiz duyulana kadar mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecektir.
Katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.
Türk Sağlık-Sen Muğla Şubesi